Başarılı bir yüz gençleştirme ameliyatı yapılabilmesi için öncelikle hastaya özel bir ameliyat planı hazırlanması ve yapılan işlemlerin doğal, ameliyatsız gibi sonuç vermesi gereklidir. Yaşlanma değişikliklerinin sınırlı olduğu, nispeten genç hastalarda, yüzdeki bazı kırışıklıkları ve deri gevşekliklerini cerrahi dışı uygulamalarla bir miktar toparlamak mümkünken, belirgin sarkmaları olan veya etkili ve kalıcı bir sonuç isteyen hastalarda cerrahi müdahale ideal seçenektir. Yüz germe hastalarının en büyük endişeleri ameliyatlarının doğal olmayan bir görüntüyle sonuçlanması ihtimalidir.

Yüz germe ameliyatında, yüzün 1/3 alt kısmı ve boyun bölgesinde yaşlanmaya bağlı oluşan sarkıklıklara yönelik kulak etrafından bir kesi ile girilerek yüzün alt kısımlarındaki sarkan dokular çekilip fazla deri çıkarılır. Yüz germe ameliyatlarının değişik isimlerle adlandırılmış çeşitli tipleri vardır. Klasik yüz germe ameliyatıyla, yüzün üçte birlik alt kısmındaki ve boyundaki sarkmalar başarıyla düzeltilir, ancak orta yüzdeki yağ dokularının sarkmasının yarattığı çukurluklar, hacim kaybı ve nazolabial oluklardaki derinleşmeler giderilemez.

Yüz Germe Ameliyatı Sonrası Doğallığı Bozmadan Gençleşmek Mümkün!

Derin plan, kompozit plan gibi özel yüz germe teknikleriyle, klasik yüz germe ameliyatlarında sağlanan faydaların yanı sıra, orta yüzdeki sarkmış dokular da serbestleştirilerek eski yerlerine taşınır. Böylece, orta, alt yüz ve boyundaki yaşlanma değişiklikleri ve hacim kaybı topyekûn giderilir. Klasik yüz germe ameliyatında orta yüzde sarkmış olan derin dokular yukarı çekilmeden, olukların ve hacim kayıplarının enjeksiyonlarla doldurulmaya çalışılması, yüzde doğal olmayan aşırı bir dolgunluk ve ameliyatlı bir görünüm yaratır. Hâlbuki günümüzde alt ve orta yüzdeki yaslanma değişiklikleri bir arada giderilerek, doğallığı bozmadan hastayı gençleştirmek mümkündür.

Yüzde yaşlanmanın etkilerinin giderilmesinde en güncel ve en akılcı yaklaşım, alt yüzde ve boyunda sarkmaya neden olan cilt altı dokuları gerip fazla deriyi çıkarmanın yanısıra orta yüzdeki sarkmış dokuların da yukarı doğru gerilmesiyle sarkma ve hacim kayıplarının bir arada giderilmesi, yüzde gençliğe özgü dolgunluğun dengeli bir şekilde restore edilmesidir. Başarılı bir yüz gençleştirme ameliyatı sonrasında, hastanın ameliyatlı olduğu izlenimi yaratacak bir ifade değişikliği veya yüzde doğal olmayan bir şişkinlik oluşması söz konusu değildir.

Ameliyat sonrası ve diğer sorularınız için iletişim sayfamızdan Prof. Dr. Özcan Çakmak’a ulaşabilirsiniz.

Anasayfaya dönmek için tıklayınız.